Kıyı hattının doğal dokusunu koruyan Sedef Koy, günümüzde bu isimle anılan alan olup tarihsel süreçte Panormos ve Kovela limanlarına ev sahipliği yapmıştır. Berrak denizi ve korunaklı yapısıyla dikkat çeken bu kıyı, farklı dönemlerde önemli liman işlevleri üstlenmiş tarihî bir geçiş noktasıdır. Antik çağda Panormos Limanı, Didim’in tarihine tanıklık eden ve bölgenin en önemli giriş noktalarından biri olarak öne çıkan bir limandır. Didyma Apollon Tapınağı’na yaklaşık 3.5 kilometre mesafede yer alan bu liman, Miletos antik kenti ile Didyma Apollon Tapınağı arasındaki kutsal yolculuğa katılan ziyaretçilerin deniz yoluyla bölgeye ulaştıklarında karşılandıkları ilk merkez olma özelliğini taşımaktadır.
Liman, dini bir merkeze ulaşım noktası olmasının yanında denizaşırı bölgeler ile kutsal alan arasında bağlantı kuran önemli bir durak olmuştur. Bu yönüyle liman, antik çağda hem dini yaşamın sürekliliğine katkı sağlamış hem de ticari faaliyetlerin gelişiminde etkin bir rol üstlenmiştir. Böylece Panormos Limanı, Didim’in kutsal ve ticari kimliğini bir arada yansıtan, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısında önemli bir nokta olarak dikkat çekmektedir.
Aynı kıyı hattında yer alan Kovela Limanı ise tarihsel süreçte farklı dönemlerde önemini koruyan bir diğer liman noktasıdır. 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’na ek Türkiye–Yunanistan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen nüfus değişimiyle, Yunanistan’ın Kavala ili ve çevresindeki Devekıran ve Kuçkar köylerinden gelen mübadiller, Gülcemal Gemisi ile yaptıkları yolculuğun ardından Anadolu’ya ilk adımlarını Kovela Limanı’nda atmıştır. 5 Nisan 1924 ise bu limanın bir başlangıç noktası olarak öne çıktığı önemli tarihlerden biridir.
Günümüzde Sedef Koyu olarak bilinen bu alan hem antik dönemin izlerini hem de yakın tarihin hafızasını bir arada taşımakta; her yıl düzenlenen anma etkinlikleriyle bu anlamlı geçmiş yaşatılmaktadır.
